asker mektubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asker mektubu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2019 Perşembe

Uğur'dan Kardeşi Bekir'e








2-7-988
CUMARTESİ
AKŞAM SAAT: 9.35

CANIMDAN DAHA ÇOK SEVDİĞİM
KARDEŞİM
KARDEŞİM NE HABER İLK MEKTUBUMU ATALI BİR HAFTA BELKİ DAHA FAZLA OLDU. NE YAPIYOR NE EDİYORSUN. BANA MEKTUP YAZIP BİLDİR. BURDA EVDEKİLERDE ÇOK SENİN MEKTUBUNU VE TELEFONUNU BEKLİYORUM. BENİ SORACAK OLURSAN NE İYİ NE KÖTÜYÜM AMA YİNE DE ASKERLİĞİ DEDİKLERİ GİBİ YA SEVE SEVE YA ………….. YAPMAK MECBURİYETİNDE OLDUĞUMUZDAN PEK MUTLU DEĞİLİM.
HELE BİRDE ASLANLAR GİBİ İSTANBUL DA DOLAŞTIĞIMIZI DÜŞÜNDÜKÇE ERKEK ARKADAŞLAR KIZ ARKADAŞLAR. BİR TUHAF OLUYORUM. DALIP GİTTİĞİMDE ELİM KAFAMA GİDİYOR SAÇ SAKAL YOK TABİİ BİR ANDA ŞAŞIRYORUM FALAN BEN NE OLDUM, DİYORUM SONRA BİR ETRAFIMA BAKIYORUM. VE İSTER İSTEMEZ BİR OFF OF ÇEKİYORUM AMA YİNE BU ASKERLİK BİTERMİ DİYE DÜŞÜNÜYORUM. SONRA SENDE DE VARMI BİLMİYORUM. ŞAFAK KARALAMA KARTIMA BİR BAKIYORUM. TAM TAMINA OTURZ YEDİ GÜN YANİ BEŞ HAFTA OLMUŞ. SONRA DİYORUM Kİ ASKERLİK YETMİŞ SEKİZ HAFTA BEŞ HAFTASINI YEMİŞİM GERİYE KALMIŞ YETMİŞ ÜÇ HAFTA ODA BU BEŞ HAFTA GİBİ ACI TATLI BİTER DEYİP AVUNUYORUM.
TABİİ SANA BİRŞEY DAHA SÖYLEYEYİM. DÜN YANİ CUMA GÜNÜ YEMİN ETTİK VE PİYADE ŞAPKASINI ÇIKARTIP MACİ BERE TAKTIK. VE BUGÜN ÇARŞIYA ÇIKTIM. BİR ANDA SUDAN ÇIKMIŞ BALIĞA DÖNDÜM. TABİİ SADE BEN DEĞİL BÜTÜN ARKADAŞLAR ÖYLE İDİK. BİR DE BURDA HER TARAF PİYADE TABURU DOLU TABİİ HEPSİ KEP TAKIYOR. BUGÜN BURADA MAVİ BERENİN BİR ÜSTÜNLÜĞÜ BİR HAVASI OLDUĞUNU ANLADIM. SANA EN YAKIN ZAMANDA BİR RESMİMİ DE GÖNDERECEĞİM İNŞALLAH.
SANA BİRAZ DA BURALARDAN BAHSEDİM. ÖNCEKİ MEKTUBUMDAN DA ANLIYACAĞIN GİBİ BURASI BİR TUGAY. BURADA HER YERDE OLDUĞUNDAN DAHA FAZLA DİSİPLİN VAR. VE BURADA BEN EN KIDEMLİ ASKERİM BEN ARTIK NÖBETE GİTMEM YOK. SON GİDECEĞİM SAATE BİLE NÖBETİ TUTUP GİDİYORSUN. BİZİM BULUNDUĞUMUZ YER KAYSERİDEN ON BEŞ KİLOMETRE YUKARSA ERCİYES’İN ETEKLERİNDE KURULMUŞ HAVASI HİÇ BELLİ OLMUYOR. YARIM SAAT EVVEL SULU KAR YAĞIYOR, YARIM SAAT SONRA BİR GÜNEŞ AÇIYOR GIRTLAĞIN KURUYOR. VE ERCİYES’İN TEPESİNDE HEP KAR VAR. BURADA HER SABAH SPOR VAR. BEŞ KİLOMETRE KOŞU YAPIYORUZ. ARKASINDAN BİZİM BURADA CESARET CİMNASTİĞİ DENİLEN SPOR TİPİ VAR. EN AZ ONBEŞ YİRMİ ŞEKİL DEĞİŞİK ALET BİR ÇOK SPOR TEKNİĞİ VE BUNLAR SÜREKLİ ZAMANA KARŞI OLUYOR. ACEMİ İKEN ÖĞRETİYORLAR FAKAT ÜSTÜNDE DURMUYORLARDI. ŞİMDİ YEMİN EDER ETMEZ DAHA BU SABAH HEMEN BAŞLADIK. FAKAT ÜSTÜNDE DURMUYORLARDI. ŞİMDİ YEMİN EDER ETMEZ DAHA BU SABAH HEMEN BAŞLADIK. FAKAT BİRŞEY SÖYLİYEYİM BU HAREKETLERİ HEP YÜKSEKTE OLDUĞUMUZ İÇİN BASINÇLI HAVADA YAPIYORUZ. VE NEREDEYSE NEFES ALAMAYACAK DURUMA GELİYORUZ. O ZAMAN BAŞIMIZDA ÇAVUŞLAR VEYA RÜTBELİLER DİYOR Kİ AŞAĞIDA RAHAT YEDİ SEKİZ KİLOMETRE KOŞABİLİRSİNİZ DİYORLAR.
BİRAZDA YİYECEKLERDEN BAHSEDİM. ABARTIĞIMI ZANNEDEBİLİRSİN AMA İNANKİ HAFTADA İKİ KEZ TAVUK VE SÜREKLİ BESİN DEĞERİ YÜKSEK YEMEKLER YİYORUZ VE ŞÖYLE SÖYLEYEYİM MESELA SABAHLARI YUMURTA REÇEL YAĞ VEYA ZEYTİN SÜT VEYA ÇAY YANINA BOL EKMEK VE PEKSİMET. ÖĞLENLERİ ÜÇ DEĞİŞİK YEMEK VE MEYVA VEYA SALATA AKŞAM YİNE ÜÇ ÇEŞİT YEMEK AMA BU SEFER ÖĞLEYİN Kİ GİBİ DEĞİL TAM TERSİ VE İNANMAZSIN ŞİMDİYE KADAR NE BİR TAŞ NE BİR KIL YEMEKLERDEN ÇIKTI. VE DAHA ÖNCEKİ MEKTUBUMDA YAZDIĞIM GİBİ ANNEMLE ABLAM GELMİŞLERDİ ONLAR BİLE ŞAŞIRDI ON BEŞ GÜNDE BU KADAR KİLO ALIP YAĞIZ BİR ŞEKİL ALMAMA. SANA BEDELLİ ASKERLİKLE İLGİLİ BİR ŞEYLER YAZMIŞTIM HALA BİR CEVAP GELMEDİ. OLUMLU BİR CEVAP GELMESİ HALİNDE ADAKTA BULUNDUM. BEDELLİ ÇIKIPTA SEKSEN GÜNÜ TAMAMLADIĞIMDA DÖNER DÖNMEZ HEMEN YERİNE GETİRECEĞİM. AMA ŞİMDİ BELLİ DEĞİL DAHA AHH BİR KURTUSAM. BEKİR BANA EN ÇOK NE KOYDU BİLİYOR MUSUN. HASRET BİR, İKİNCİSİDE O GÜN HANİ BENİ YOLCU ETMEĞE GELDİNİZ YA ORADA SANA SIKI SIKIYA SARILIP ÖYLE BİR MÜDDET KALAMAMAK AMA YİNE GÜNLER GELİP GEÇECEK VE İNANIYORUMKİ EN SAĞLIKLI ŞEKİLDE BİRBİRİMİZE VE AİLEMİZE KAVUŞUCAZ.
ŞİMDİ SENDEN ÖNCEKİ MEKTUBUMUN KISALIĞI İÇİN VE BU MEKTUBUMUNDA UFACIK TEFECİK YAZDIĞIM İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM.
VE ACELE MEKTUBUNU VEYA TELEFONUNU BEKLİYORUM.
ADRESİMİ TEKRAR YAZIYORUM.
HV. İND. TUG. TOP. TB. KRH. VE SRV. BL.
38310 KAYSERİ/ZİNCİRDERE

KARDEŞİN
UĞUR



21 Nisan 2017 Cuma

Sevgilisinden Türkan'a (ikinci mektup)











İskenderun
10.9.942



Güzelim, Canım Türkan,

Terhisimin yaklaştığı şu günlerde, yine mektuplarımın arası uzadı. Sebep yine aynı. Yalnız şunu söyliyeyim ki, 4 aydan beri Cumartesi ve Pazarlar dahil boş geçen günüm yok. Hatta haftamın bir çok geceleri bile çalıştığımı söylesem mübalağa yapmadığıma inan. Evvelki gün tartılmıştım. Son senelerde 62-63 kilodan aşağı düştüğüm yok iken (55) kilo geldim ki. Bu da fazla mesai ve Resmi işlerin geceleri bile zihnimi işgal etmesi neticesi uykusuzluk. Son zamanlarda geceleri üst üste 5-6 saat uyumuş değilim. Geçen gün annemle telefonla görüşürken Nasılsın sualine, iyi değilim dedim ve sebep olarakta kısaca fazla mesaiden bahsettim. Annem:

- Her kesin işini ..... göreceksin. Yoksa kırk yılın işimi ..... Bitireceksin, diye adeta bana kızdı. Hakkıda var ya, ne yaparımki bitecek tükenecek gibi değil. Her biride tehlikeli ve mes'uliyeti mucip. Bütün bu çalışmamıza rağmen yine de laf işitiyoruz. Ne yapabilirim ki askerlik... bugün yine bir iş için gelmiştim. 5 gündür yine burada idim. Akşama dönmek istiyordum. Fakat general Dörtyol'a gitmiş, yarın sabah gelecekmiş. Tabii mecburen bu gece burada kaldım.

Yabancı ile aynı odada yatmayı hiç sevmediğim için ve otelde tek yataktaki oda bulamadığım için iki yataklı bir odayı iki yatağı ile beraber kiraladım. Maksadım odamda kimse bulunmasın. Gerçi başka bir insan ile aynı odada yatmam dedim ama bu sözümün sana hükmü yok. Hatta senin aynı odada olup aynı karyolalarda bulunman lazım, elzem, zaruri. Bunu bilahare konuşuruz.

Oteldeki yerimi temin ettikten sonra deniz kenarındaki gazinolardan birinde oturdum. Önümdeki Sefaret caddesinde de geçenleri seyrediyorum. Kulağım sahili döven denizin sesini dinliyorum. Hele denizde batan güneşi seyretmek doyulmaz bir zevk veriyor.

İşte bu dakika içinde kalbim aşkınla çarparak bu satırları yazıyorum. Yukarıda anlattığım çalışma esnasında, her zaman her yerde ve her işte olduğu gibi yine aşkımdan kuvvet alıyor hayalimdeki tatlı hatıraları düşünerek günlerimi geçiriyorum.

Dün akşam başladığım mektubu ihmal edip postaya atmak nasip olmadı. Bu sabah otelin balkonu önünde dışarda yağan yağmuru dinleye dinleye devam ediyorum.

Geçenlerde annem bir mektubunda Hataya gelmekten bahsediyor ve (ne dersin, bir mani yoksa bana bildir) diyordu. O akşam telefonla kendisi ile görüştüm ve gelmesini söyledim ama Ramazan yaklaştı diye tekrar tereddüde düşmüş. Gelirse bildirecekmiş. O akşam sana selam göndermiştim. Herhalde almışsındır.

Bu gece otelde sivri sineklerle ederek sabahı buldum.

                                                               -----------------------------------------------------
Son üç dört senem ekseriya fukaradan hariçte geçtiği için gurbet hayatına alışmıştım. Fakat bu son günlerde fukara'yı öyle özlüyorum ki...

Elimde olsa bir kuş alıp yanınıza geleceğim. Bu arzuyu duymamda benim en büyük amel aldığım muhakkak, fakat elden ne gelir. Mamafih I. Teşrin nihayetinde terhis edileceğim. Aşağı yukarı kat'i gibi bir şey..

Burada 1,5 ay kadar bir şey kalmış oluyor. Bu 1,5 ayı da sevgimi kalbimde yaşatarak geçiririm. Ondan sonra artık ayrılık yok.

                                                               -----------------------------------------------------
Bu mektubum istediğim gibi olmadı. Fakat benden yana haber vermesi bakımından mektup yerine geçer sanırım.
Buradaki üzüntülerimle seni de üzmek istemem amma seninle dertleşmeyipte kiminle dertleşeyim. Düşündüm ki bu dünyada benim en yakınım sensin.
Annemlere bile mektup yazamadığım için onlarla da hasbihal edemiyorum.
Şimdilik Allahaısmarladık hasret ve sevgi ile güzel gözlerinden öperim canım, sevgili Türkanım.

İmza

Büyüklere ve küçüklere selam söylemeyi unutmazsın değil mi yavrum.




14 Nisan 2017 Cuma

Haldun Afşar'dan Ömer'e (ikinci mektup)






HOTEL MENEKŞE
BELEDİYE MEYDANI
BOLU

10.10.1974
PERŞEMBE

Kıymetli arkadaşım Ömer,
Tugaydaki asteğmen arkadaşlarla birlikte çoğumuzun tayini çıktı. Erol ve Langa Mehmet'le birlikte iki arkadaşda orada kaldı. Ben bugün otele gelip tanıyabildiğim ve hatırlayabildiğim eşyamı aldım.
Ağabeyime göndermiş olduğun defteride aldım. Zahmetlerine tekrar çok teşekkür ederim. İnşallah sizlerde yakında terhis olacaksınız.
Mutlu günler diler, gözlerinden öperim.
Görüşmek ümidiyle,

Adres:
Turgutreis Mah. Tunceli Sok. No:4
Ankara

Haldun Afşar

24 Ocak 2017 Salı

Burhan'dan Ömer'e (ikinci mektup)








Ömerciğim

Bugün 19 kasım pazartesi saat 7. Şimdiye kadar senin mektubunu bekledim nihayet ben yazıyim dedim.

Nasılsın, iyimisin herhalde artık yavaş yavaş bağlı olduğun yere alışıyorsundur. Beni soracak olursan ben gazilerde 19 gün kaldıktan sonra çavuş talimgahı için vazifelendirildim ve eleşkirte geldim. Bu çavuş talimgahı 2 defa eleşkirtte bir defada kağızmanda oluyor. Bu benimki birinci çavuş talimgahı. Bir bakıma buraya gelişim benim için çok iyi oldu zira gazilerde kalsaydım oranın kantini benim başıma kalacaktı. Şimdilik kantinden kurtuldum. 2 şubatta bizim talimgah bitiyor. O  zaman inşallah tekrar gazilere dönüceğim işte ondan sonra durum yeniden belli olacak.

Bu sefer ya orada kalırım ya da yine ikinci defa bu çavuş talimgahı için gönderirler ya da karakollara verirler yani bu 3 şıktan birisi. 2 şubattan sonra beni bekliyor.

Eleşkirt çok soğuk bir yer bilhassa kuru soğuğu insana çok tesir ediyor. Geldiğimden beri bir nezleye yakalandım hala yeni yeni geçiyor ve kar yağıyor arkasından yağmur yağıyor bu sefer yerler çamur oluyor bazen eğitimi dışarda yapıyoruz bazen içeri giriyoruz sabah sporlarını ben yaptırıyorum ama erlerinde canı çıkıyor. Ondan sonra günlük programa geçiyoruz. Her gün yapılacak eğitim programı belli şimdilik bir ay yanaşık düzen hareketleri yapılacak ondan sonra 2 ayda branş eğitimi yapılacak. Beni makineli tüfek kısmına verdiler.

Burada 7 asteğmen bir odada kalıyoruz. Binalar gayet sıcak ve kaloriferli herşey iyi ama tek problemimiz su derdi. Sabahları bile dişlerimi içilmez su ile yıkıyorum. Bulunduğumuz binaların çeşmelerinde su ya yok denecek kadar az ya da hiç akmıyor. Aktığı zamanlar varillere dolduruyorlar bizde varillerden akan su ile ihtiyacımızı görüyoruz.

Dün bir arkadaşla beraber buranın hamamına gidelim dedik ama gittiğimizede pişman olduk. Zaten suları kireçli idi birde soğuk ve az akıyordu girmemizle çıkmamız bir oldu zaten lüx tuvalet sabunu bile bu suda köpürmedi. Yemek durumu ise gazilerde çok daha iyi idi. Burada bulunduğumuz yerden lokantalar 10 dakika kadar çekiyor. Karşı ve yağışlı havalarda gitmeye üşeniyoruz ve mecburen tabldot ve konserve yiyoruz tabii bu bize çok pahalıya patlıyor.

Geçen hafta ağrıya gittik ve gezdik ben ağrıyı karstan daha çok beğendim. Buralarda ucuzluk diye bir şey yok bırak ucuzluğu insan aradığını bulamıyor. Ben elşkirtte keçe aradım böyle bir yerde bile bir tek keçe bulamadım.

Ben epeyi kendimden bahsettim, şimdilik bu kadar en kısa zamanda tafsilatlı mektubunu bekliyorum yanaklarından öperim. Selamlar


Kardeşin Burhan

23 Ocak 2017 Pazartesi

Haldun Afşar'dan Ömer'e







28.8.1974



                Kardeşim ÖMER,
                Sana uzun zamandan beri yazmak istiyordum, fakat burada işlerimizin çokluğu münasebetiyle bir türlü fırsat olmadı. Bugün 3. Tb.la aynı yere geldik. Halil ve Burhan'ı gördüm. Seninle yazıştıklarını söylediler. Bizlerin durumlarını tahmin ederim yazmıştırlar, bende bu acıklı halimizi tekrar etmeyi lüzumsuz görüyorum. Şimdiki durumda 1. Ve 3. Taburlar bir manastırda bulunuyoruz. Kış hazırlıklarının burada yapılacağını söylediler. Anlıyacağın daha uzun müddet bizler buradayız. Bakalım ne olacak burada halimiz. Şayet anlaşma olursa belki Türkiye'ye gelme ihtimali olur. Anlaşmanında çıkmazda olduğu malum. Ömer'ciğim duymuşsundur, bazı çok kıymetli arkadaşlarımızı kaybetmiş bulunuyoruz. Allahtan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz şehit kardeşlerimiz için.

                Sen nasılsın, orada işler nasıl, sizin teskere durumuda henüz bir açıklığa kavuşmadı, inşallah sizleri de artık fazla askerlik yaptırmayıp terhis ederler. Erol tahmin ederim orada kaldı, eğer Bolu'daysa çok selamlarımı söyle. Ertan'ın, Murat'ın, Zafer'in hepsine çok çok selamlar.

                Kardeşim duyduğuma göre bizim oteldeki eşyaları otelci odadan çıkarmış, sende sizin odaya almışsın, zahmetin için çok teşekkürler. Ben ağabeyime mektup yazıp, eşyalşarım9 almasını söylemiştim. Bilmiyorum, hiç haber alamadım, geldimi, gelmedimi. Şimdi yine mektup yazıyorum, gelip almasını istiyorum. Senden tekrar rica ediyorum, geldiği zaman eşyalarımı hemen hemen tanır ona veriver. Birde benim bavulun içinde 1kg. sigara vardı. Onuda satma durumun olursa, benim ceketin cebindeki Bolu AKBANK şubesindeki hesabıma yatırırsan çok memnun olurum. Ağabeyimin Ankaradaki adresini aşağıda yazdım, eğer boluya geldiğinde eşyalarla birlikte cüzdanı ona verirsin. Şayet eşyaları almışsa Ankara'ya gönderirsin posta havalesiyle.

                Ömer, bütün bu işler senin çok vaktini alacak, sana çok zahmet olacak ama, senden başka yakınımız yok biliyorsun oralarda.

                Bütün işler için şimdiden teşekkür ederim, bana mektup yazarsan çok memnun olurum.

                Senin ve orada kalan bütün arkadaşlara çok çok selamlar, hoşçakalın.



HALDUN AFŞAR




Adres:
HALUK AFŞAR
Turgutreis mah. Tunceli sok.

No:4 Dışkapı-ANKARA

19 Ocak 2017 Perşembe

Mustafa'dan Kardeşine







16-6-1975
Kardeşim

"Asker oldum piyade
Bugün derdim dünden ziyade"

Halk dizelerini seveceğini umarım. Halk dertlerini kendi bünyesinde taşımayan bir aydın olmadığına göre şu mısraların anlamlarını daha değişik açıdan yorumlayacağın muhakkaktır. Daha önce yazdığım mektuba cevap alamadım. Askerlik işlerini yapman için yaftanı aldım. Acele gönderiyorum. Hastalığın için rapor alarak gitmeyeceğini sanıyorum. Sağlık her şeyin üstünde. Hatta Türk milli sermayesinin de.

Hasanın Kıbrısa tayinini duyduk. ...................... Çok üzüldüm. Elimden birşey gelmez zaten. Sağlık olsun diyerek avutalım kendimizi. ......... çok selamlar. Mektubunu beklerim.


Mustafa 

12 Ocak 2017 Perşembe

Burhan'dan Ömer'e










Ömerciğim

İkinci mektubunuda aldım ve çok memnun oldum cevabını hemen yazıyorum. Ayrıca bu yazmış olduğun mektup bana o kadar moral verdi ki bilemezsin, zira mektubu okuduğum zaman askerliğim bitti zannettim ama bildiğin gibi henüz daha yarılamış durumdayız ve galiba bu 3 ay kısalma hikayesi yattı gibi geliyor bana. Acaba yeni bir haber var mı? Fakat yine biz şu bakımdan şanslıyız ki yalnız bir kış geçiriyoruz ve kışın her yerde hele buralarda hiç çekilec........ (silinmiş) yazın hali yine bildiğin ...... başka.

Sen nasılsın, ne alemdesin, anlattıklarına bakılırsa seninde programın epeyce yüklü. Tabii sende bu arada yoruluyorsundur. Bu askerlik hayatı hakikaten zor ve yorucu.

Buralarda havalar devamlı soğuyor, ısı devamlı -20 den başlayıp -30 arasında oynuyor ve buna rağmen yine her gün bir iki saat dışarda eğitime devam ediyoruz.

Kar pek yağmıyor ama rüzgar çok sert olduğu için her yer don içinde ve eğitim yaptığımız yerden geçen sular donduğu için üzerinden geçerken insanın düşüp bir yerini kırması işten bile değil. Geçen gün ben bir düştüm ama kıç üstü oturduğum için ucuz atlattım. Fakat yine erzurum ve ağrıdan gelenlerin anlattıklarına bakılırsa burası oraların yanında cennet gibi diyorlar. Ağrı da 5 dakika bile dışarda durmanın imkanı yok. Oranın ısısı -40 derecenin üstünde imiş. Bu talimgah benim için çok yorucu geçiyor  her akşam günün yorgunluğu üzerine  birde ders notu hazırlıyorum. Daha 1,5 ay var bakalım gazilere dönüşte durumum ne olacak.

Ahmetten henüz mektup alamadım. Murattan mektup geldi. Onuda benim gibi muhabereci yapmışlar ve onun yazmış olduğu mektup beni saatlerce güldürdü zira onun başına gelenlerin aynısı bur da benim başımada geldi. Burada kendini orgeneral zanneden bir teğmenin türlü türlü numaralarına cilvelerine ister istemez boyun eğiyoruz. Bu herif çok mert olmasına rağmen bütün işi gücü bizi erlerin ve komutanların yanında küçük düşürmek. Fakat baş başa kalınca konuştuğumuz vakit dünyanın en iyi insanı dersin ve bu herif devamlı başımıza dikiliyor ve devamlı bizi imtihan etmekle meşgul. Ayrıca bağırıp çağırmasıda cabası sabretmekten başka yapacak hiçbir şet gelmiyor insanın elinden. Sizin ırada a.tğmlere yapılan muamele nasıl iyimi. Burada yine her hafta nöbet geliyor esasında gelmemesi lazım ama ona da eyvallah diyoruz. Buranın gazilere nazaran iyi bir tarafı biraz daha sosyal imkanı fazla oluşu ve PTT nin devamlı çalışması, 15 günde bir evle görüşüyorum. Burada yakıt sıkıntısı olduğu içi kaloriferler bazen yanıyor bazen yanmıyor yanmadığı zamanlar vicks sürerek durumu idare ediyoruz.

Ömerciğim bu arada yeni yılını ve kurban bayramını candan kutlar yanaklarından öperim.



Kardeşim Burhan

3 Ocak 2017 Salı

Yücel'den Ömer'e







9  Eylül 74


Sevgili arkadaşım Ömer!


Gözyaşartıcı mektubunu okuduktan sonra bir süre düşündüm ve senin içinde bulunduğun ortamı, bilmediğini sandığım bazı olaylarla birleştirince satırlarında ne denli haklı olduğunu, bu arada benimde ne denli haksız bir durumda kaldığımı apaçık anladım.


Evet Ömer, gerçekten ben seni unutmuş ve hayırsızlık yapmış değilim. İster inan, ister inanma ben sana ağustos ayının ortalarına doğru uzun bir mektup yazıp, Menekşe Oteli Bolu diye, aynen senin verdiğin veya tarif ettiğin adrese göndermiştim. Anladığım kadarı ile bu mektup senin eline geçmemiş. Şener buradayken ona'da sana yazdığım ve bir haber alamadığımı söylemiştim. Gidecek veya mektup yazacak olursanız, Ömer'in bana yazmasını söyleyin demiştim. Bu arada her hafta size gidip annenden seni soruyordum. Sizinkiler Öner'den ve senden gelen haberleri bana söylüyorlardı. Valla Öner'in ne yaptığını ne ettiğini senin ne yapıp ettiğinden daha fazla biliyordum. Sözlerinin doğruluğunu eve geldiğin zaman veya yazdığın zaman sizinkilerden check-up yapabilirsin. Bolu'ya gelmediğime gelince, açık konuşayım bu herhalde pek kolay olmazdı. Sizinkiler gittiği zaman (ilk olaylar sırasında) araba dolu olarak gelmişlerdi. Daha sonra'da kendi başıma bir imkan yaratamadım. Birkaç kişi benimle beraber gelmeyi kabul etseydi inanki gelirdim. Fakat herkese denize girmek cazip geldiğinden, bende yalnız başıma Bolu'ya gelmeyi bir külfet kabul edip denizi hafta sonu tatilimde (unutmaki bütün hafta o sıcaklarda işin başında çalışıyordum) tercih ettim. Birazda her hafta nasıl olsa bir dahaki hafta izin verirler, gelir düşünceside yerleşmişti. Ancak şunu gayet iyi biliyorum ki senin bulunduğun durumda, şimdi ne söylesem kendimi temize çıkarmaya yetmeyecek. Artık içtenliğime ve arkadaşlığıma güvenirsen bana inanabilirsin.


İşte böyle Ömer, günler geçiyor yazda bitti sayılır. Seni ne zaman salıvereceklerini sormak kanayan bir yaraya neşter atmaya benzeyecek. Umarım, çektiğin sıkıntılı günleri eve döndüğün zaman acı-tatlı bir hatıra olarak anımsarsın. Yaşantı boyunca insan her şeyin daha beteri ve kötüsünü düşünerek, kendine bir iyimserlik payı çıkarabilmeli, yani biraz Polyanna'cılık oynamalı. Bilmem ne dersin, seni çok sıkılmış ve ezilmiş olarak tahmin ediyorum. Ama vazife büyük olduğuna göre sonuna dek sabretmen gerek. Gerçi benim askerliğim nasıl geçecek bilinmez ama şunu söylerim ki hayat yalnız askerlik değildir.


Dileğim, mutlu günlerde, az sıkıntılı ortamlarda günlerini doldurup aramıza kısa bir zamanda katılabilmeniz.


Sevgi ile...



Yücel

Not: 10 gün izne çıkmıştım. Bu sabah geldim ve senin mektubunu okuyup hemen cevap yazıyorum. Umarım kazasız belasız eline geçerde benimde yüzümü kara çıkarmaz.

Selam