1963 mektupları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1963 mektupları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2019 Cuma

Tolgar'dan Oğluna ve Kızına





Uşak 22.6.63

Canım oğlum
Şimdi karnen geldi. Tebrik ederim.
Kimya B
Tarih A
Hümanite B
Kalkulus C
Fizik C
Yalnız Fizik den 2 inci senenin fiziğini ne yapacaksın? O beni üzüyor.
Sibel beni üzdü, sen sevindirdin. Allah razı olsun.
Dün akşam anneme söyledim. Ay başında sana staj parası 450 ….. gönderecek. Sibelin mektebi içinde 600 lira istiyorlar; 1 Temmuza kadar verilmesi lazımmış. Onu da ancak kirayı alınca ay balında annen ödeyecek.
7 No ya hemen bir müşteri bulup kiraya verememiş. Anneannen Temmmuzun haftasında İzmire dönünce o da buraya gelecek.
Sibel 1 Ağsutosda İzmirde olur. Tuttuğumuz hocadan ders almağa başlaması lazım. Bu iş için Sibel nasıl ve ne zaman dönecek? Staj sounda yani 1 Ağustos da sen mi İzmire götüreceksin yoksa 10 gün sonra anneannesi ile mi dönecek? Siz ne düşünüyorsunuz? Bana yaz.
Babaannen herhalde beni bekliyordur. Ankara içtimasının tarihi henüz belli değil. Umum Müdür ….. imiş. Fekat Temmuz haftasında olacak diyorlar. Herhalde içtima sonunda geleceğimi ümit ederim. Babaanneni, halanı, benim için öp. Seni de tekrar tebrik eder, sevgile gözlerinden öperim canım evladım.

Tolgar

Yaramaz ……      
Ben sana dargınım ama yine de seni seviyorum.
İstanbulda güzel vakit geçiriyor musun? Biraz İngilizce çalışıyor musun? Ne zaman dönmeği düşümüyor musun? Baba anne yardım ediyor musun? Ağabeyin ve halanla geziyor musun? Bana yaz.
Yolcu mektuplarını sana havale etdim. Yalnız bi danesini yanlışlıkla açtım onıu da gönderiyorum.
Sevgile yanaklarından öperim. Tatlı fekat tembel kuzum.
Babannenş halanı sen benim için öp. Hem çok çok…
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Tolgar

20 Aralık 2018 Perşembe

Ferda Önkul'dan Leman Önkul'a (İmroz'dan)







Sevgili Leman Halacığım
Rahat bir yolculuk yaptık ada çok güzel geziyoruz, oynuyoruz ve senide hatırlıyoruz. Yarından sonra komşu köylere gideceğiz. Ayrıca mektupda yazacam. Annem ve babamın selamları var gözlerinden öpüyorlar. Ben ve Fehmi de ellerinde öperiz. Bu resim İmrozdan bir cadde.

Ferda Önkul

Adresimiz: Pansiyon Madam Sofie İmroz
14/6/1963

Bayan : Leman Önkul
Moda Cad. Gündoğdu Sok. Hüdaverdi Apt. No:25 Daire:3
Kadıköy
İstanbul



Meraklısına: Mektubun yollandığı apartman Bağdat Caddesi üzerinde olup hala durmaktadır.

https://www.google.com/maps/@40.9802573,29.0430739,3a,75y,3.48h,115.65t/data=!3m6!1e1!3m4!1sg-RGH7WD-bw-s_5u99qrew!2e0!7i13312!8i6656

8 Haziran 2018 Cuma

Samim Kocagöz'den Mansure Çıkıgil'e





SAMİM KOCAGÖZ
Karşıyaka 1775 Sokak No:54
İZMİR


1 Ekim 1963

Sayın Mansure Çıkıgil,

Mektubunuzu aldım. Göstermiş olduğunuz yakın ilgiye çok teşekkürler edetim. Herr Oerley’in bize verdiği söze rağmen, işi ciddiye almadığı anlaşılıyor. Belki de şimdilik bu işle meşgul olmak istemiyor. Ama ne olursa olsun, size iki satır yazmalıydı. Doğrusu ortada kesin bir sonuca varmak olanağı kuşkuluyken, sizi büyük zahmetlere sokmak haksızlık olur. Benim de bir miktar paramı, karşılığını alıp alamayacağımızı bilmeden bağlamak olur. Bu konuda göstermiş olduğunuz inceliğe ayrıca teşekkür ederim. Bu durumda yapacağımız iş, hikayelerin yine sizde kalması, günün birinde çıkabilecek kesin bir fırsatın beklenmesi olacak. Bu kadar salladıktan sonra Herr Oerley’in olumlu yeni bir cevap vereceğini de sanmıyorum.

Antolojiden de bir haber çıkmaması hayret verici. Oysa bu aylarda çıkacağı söyleniyordu.

Doludizgin adlı romanım, Kalpaklılar’ın ikinci cildi çıktı. Size yollanmasını kitapçımdan rica etmiş ve adresinizi vermiştim. Her ihtimale karşı bir de ben imzalı olarak bu mektubumla birlikte postalıyorum.

Sağlık, esenlik ve başarı dileklerimi sunarım.



12 Mayıs 2017 Cuma

Annesinden Gürol'a









Uşak
7.1.1963




Canım evladım, biricik oğlum benim.

Sana çoktandır mektup yazamadım, keşke şu telefon konuşmaları olmasaydı, insan telefon edince yazamıyor ki mektup yerine de geçer, halbuki mektup yazmak daha iyi herhalde insan daha iyi dertleşip, bir çok havadis verip alabilir, fakat mecburen telefon tercih ediliyor. Kim bilir belki de insan sevdiklerinin sesinide işitmiş olmak için.
Canım evladım bende işte böyle sık sık telefonda konuştuğumuz için olacak pek sık mektup yazmıyoruz.
Canım evladım seni o kadar özledim ki bilemezsin. Geleceğin günleri iple çekiyorum. Nasılsın evladım derslerinin çokluğunu ve ağırlığını düşündükçe çok üzülüyorum. Allah san yardım etsin. Sana zihin açıklığı ve bol şans versin çocuğum.
Gürolcuğum sen belki gülersin amma sana bir tavsiyem var. İmtihanlara girince cebine 2-3 tane kesme şeker koy. İmtihan müddetince yavaş yavaş ağzında, şeker erirken beyine giden damarlar daha iyi çalışırmış ve bu şekilde beyin daha güzel çalışırmış. Ne olur Gürolcuğum bunu yap. Hatırlarsan sen ilkokul imtihanlarına girerken ben sana hazırlar cebine koyardım, hatta her birinede 3 kulvuallah okurdum hatırladın mı?
Canım evladım Cumartesi günü ..... babanla İzmire gitti. Babanın orada bir işi var. Şirkete ait Ankaradan yolladılar. Herhalde Perşembe akşamı döner. Sibel'in Şubat 2 de tekrar ..... var. İnşallah o zaman hep bir arada oluruz. Sen inşallah bu ayın 15 inde geliyorsun değil mi hayatım? Bakalım Sibeli baban buraya getirmeye söz verdi. İnşallah sıhhati iyi olur da kısmet olur. Zira zavallıcık o kadar ihtiyarladı ki üstelik kalp durumu da pek iyi değil. Çok sıkıştırıyor zavallıyı. Annem desen o da öyle üstelik onun ki daha vahim. Artık allah acısın. Ben sana bir şey söyleyeyim Gürolcuğum. Zavallı Fofo dayının durumu beni, annemi ve babamı mahvetti. Ne onlar toparlayabiliyorlar ne de ben. Baban Fuatın şimdi çok iyi olduğunu vaziyetininde çok iyi olduğunu söylüyor amma ben bir türlü inanıp rahat edemiyorum.
Fofo dayın öyle bir insandır ki onu anlamak çok güçtür. Bir kerre son derece mahzundur. Ayni zamanda şu meşhur palyaço (operası) vardır onun gibidir. İçi kan ağlarken, yüzü güler. Hemde öyle güler ki karşısındakini de öyle güldürür ki üzüldüğünü ve iç dünyasını kimseye hissettirmemek için adeta debelenir durur. İşte dayın o zaman çok bedbaht ve üzgündür Gürolcuğum. Babanın anlattığına göre sizi bir hayli güldürürmüş. Onun için çok üzüldüm Gürol. Allah ona acısın. Onda o akılsız karı varken, bu çocuk nasıl toparlanacak bilmem, ancak Allah yardım edebilir. Bütün ümidimiz yalnız orda kaldı artık.
Canım evladım insanların hali hiç belli olmuyor. Onun için insan hayatta her şeye göğüs germesi için kuvvetli olması lazım, yani hazır olması lazım. Allah kimseyi darda sıkıntıda bırakmasın. Fakat Gürolcuğum için istikbalini sağlam kurmak ve garantiye almak için gençliğinde kadın olsun erkek olsun çalışmak ve elinden geldiği kadar gayret etmek. Sonrasını tabii Allaha bırakmak lazım.
Sende evladım hayırlısıyla şu Üniversiteyi bir bitirsen hayatım. Ondan sonra oh ne güzel rahat ederim. Bak Semih dayın bir arkadaşı ile bir şirket kurdu firma açtılar Allah yardım ederse yakında büyük işler yapacaklar. Az bir zaman geçtiği halde İzmirde sivrilmeğe başladılar. Zavallı diğer kardeşciğimde içler acısı. Aradaki farkı görüyormusun evladım. Fakat şansta lazım haklısın, fakat şansada yardım etmek şart Gürolcuğum. Alla emanet senin şansın da var evladım. Ne ise gelince uzun uzun konuşuruz hayatım. Beni hiç düşünme. Nesim H ... Güner H beni hiç yalnız bırakmıyorlar. Ara sıra oyunda oynuyoruz. Nesim H. aramız çok iyi. Babaannenin ellerinden öperim, hasret ve sevgi ile kucaklar güzel gözlerinden pek çok öperim canım evladım.
Gürolcuğum ne olur hiç ama hiç bir şeye üzülme.

Seni pek çok seven ve özleyen annen...