aşk mektupları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk mektupları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2019 Salı

Orhan'dan Zeynep'e 5. Mektup








Canım Zeynepim,

Paris’ten gönderdiğin kart ve son mektubuna çok teşekkürler, sağ salim New york’a vardığınıza da çok memnun oldum.

Sizleri uğurladıktan sonra eve geldim ben çok yorgundum fakat Aydınla bu işleri konuşmak da lazımdı beni evde bekliyordu. Velhasıl bir türlü uyumak fırsatı bulamadım. Biliyorsun o gecede Engin’cim ….. ….  Vardı hayalet gibi oraya gittim üstelikte çok üzgündüm … …. Yorgunluk, uykusuzluk biraz içki çok fena oldum …. …. ayrıldım ve eve geldim.

Siz gittikten sonra o gün Anneme birkaç kere telefon ettim sizim gittiğinizi bildirmek için fakat bir türlü santralı çıkaramadım biliyorsun yağmur yağdı mı İstanbulda telefonlar işlemez.

Ben burada bildiğin gibi sabah akşam içiyorum bilhassa sen gittikten sonra bu iki misli arttı senin yokluğunu ve her dakika hissediyorum.

Zeynepciğim çok yalnız kaldım ve çok üzülüyorum hep yalnız dolaşıyorum bir gün saat 5 pm’de içmeğe başladım 8 am kadar hiç durmadan 15 saat. Senden sonra benim içim kurudu tadıda kaçtı. Ayrılık ne fena şey hele insanın çok sevdiği kişisinden ayrılması feci bir şey. Seni ne kadar sevdiğimi ne kadar özlediğimi tarif edemem. Şu anda senin yanında olmak için neler veririm. 15 dakika değil 45 saat öperim seni Zeynepim benim.

Ben yarın İzmire oradan da Aydına gidiyorum bir hafta kadar kalacağım eğlenmek için gittiğimi zannetme şu veraset vergi vesaire işlerini hal etmek için gidiyorum hemde akrabaları ziyaret zaten sensiz eğlenmeme imkan yok.

 Bu işler ne kadar çabuk hal olursa o kadar kısa zamanda New York’a dönerim. Bir an evvel beraber oluruz zira bu ayrılık bana çok tesir etti her saniye seninle olmak istiyorum.

….  İyidir perhizine devam ediyor. O gece Tunagil polislerle kovalamaca oynamış. Burada … feci ısındı pastırma yazı imiş.

Yukarıda yazdığım gibi bir hafta kadar Aybende felan kalacağım sen mektuplarını İstanbula yaz ben gelince ……..

Buradan da ben sana kart yollarım. Sevim mektup …… ne oldu? Çalışmaya başladı mı? Kendine dikkat et ve fazla içme sana …. patlıcanım benim (?) lütfen bana yazmayı ihmal etme çok merak ediyorum. Fatoş ve Ayşe nasıllar? Ayşe nin böbrekleri iyileşti mi? O da dikkat etsin. Buradan istediği bir şey varsa bana yaz.

Ayben ve …. Hep seni soruyorlar çok sevmişler seni. Mektuplarını bekliyorum ihmal etme. Ayşe ve Fatoşun gözlerinden öperim çok çok selamlar. Ayben, … ve …..’in de sizlere çok selamları var.
Seni çok çok öperim canım Zeynebim.


Sevgilin
Orhan

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Güler'den Gürol'a















Gürol,

Yazıma başlarken evvela son derece kinayeli ve alaylı fikirlerinden dolayı teşekkür edeceğim. Benimle bir arkadaşlığın olmasa beni bu kadar kırmağa ve hakaret etmeğe bir sebep olabilir mi?
Sana bu yazımı her zamankinden daha açıkça yazacağım. Yırtık, karalanmış kağıdın da manasını gayet iyi anlıyorum. Eğer bu yazınla arkadaşlığımızın sona ermesini ima etmek istediysen yani muradın öyle idiyse ......... yazmana hiç lüzum yoktu. Senin bana karşı olan ufak bir ilgisizliğinden anlardım.
Bu yazıdan sonra seninle ilgileneceğimi, seninle konuşmak için can atacağımı ümit ediyorsan aldanıyorsun. Bunları yazarken ne kadar zalim bir zihniyete sahip olduğunu hiç düşündün mü? Bundan önceki münakaşalarımızdan, kırgınlıklarımızdan dolayı üzülmeğe değmiyeceğini, senin bunları taktirden çok uzak olduğunu bildiğim halde günlerce üzülmüştüm. Nitekim şimdide bu yazını okurken birden ağlamaya başladım. Birgün gelip senin için yaptıklarımın ne kadar boş, manasız şeyler olacağını düşüneceğimi hatta güleceğimi bile bile hala ehemmiyet veriyor, üzülüyorum. Belki bu yazını yazmamış olsaydın ayın onuna (10) kadar sana gelebilirdim. Her şeye rağmen zaten arkadaşlığımızda benim bütün kabahatim sana sempati duymuş olmamdır. Benden küçük olmana rağmen sana, kimseye karşı duymayacağım bir bağlılık, yalınlık, sempati duymuştum. Bunu sende pekala hissediyorsun. Senin bu kadar anlayışsız olmana imkan yok Gürol. Olsa olsa bu mektubun bir maksatla yazılmış olabilir. Ben sana hiç bir zaman naz yapmadım. Sun'i yapmacıkta olmadım. Yalanda söylemedim. Şu anda bütün üzüntüm geçti. Senin yaptığın fedakarlıkları taktir etmekten ve yalnız bana alaylı, kinayeli sözler söylemekten başa kalkmaktan zevk aldığını düşünüyorum. Şu son günlerde bile babamla aramda tekrar uçurumlar açmanın, kardeşlerimle devamlı münakaşa yapmamın, senin için hiç de değer şeyler olmadığını düşünüyorum. Zarar yok sen taktir etmesende ben hareketlerim .............................. Gürol.
Evet etrafımda pervane gibi erkekler çok dolaştı. Hala da dolaşıyor. Eğer ben sana vermiş olduğum ehemmiyeti beni hakikaten sevenlere vermiş olsaydım durumum daha başka türlü olurdu. Süloyu başa kalkıyorsun. Evet beni pek çok sevmişti. Ve ben o zaman küçüktüm yalnız, sen şunu iyi bilki bir erkeğin bir kızı sevmesi ilgilenmesi, o kızla bir arkadaşlığı olmuş olmasına delalet etmez. Sabri de benimle çok ilgilenmişti. Okula giderken, otobüste, yolda şehirde ve burada birçok kimseden ilgi gördüm ve beni devamlı rahatsız ettiler. Sana bunları hesap vermek mahiyetinde yazmıyorum. Yalnız sen mektubuna yazılacak kadar mühim adeddiğin için cevap veriyorum. Sana bunları Kemal'in söylediğini de biliyorum. Yakalanmamızdan onun ne kadar memnun olduğunu ve benden intikam almak istediğini sen anlıyamadın mı? Tabi ümitleri suya düştü.
Son iki senedir kendini sevemiyeceğimi iyice anladı. Ve bana düşman kesildiği için sana onları anlattı. Yıllarca beni katiyen unutamıyacağını tekrarladı durdu. Ve şimdi hisleri rencide olmuş vaziyette benden intikam almak istiyor.
Gürol senin beni iyi veya köyü tanımış olmanın artık benim için hiç ehemmiyeti yok. Kimseden çekinmiyorum. Sende bana düşman kesilir her şeyi anlatabilirsin.
Sana inanmış olarak kendimden ailemden her şeyden uzun uzun bahsettim. Ayıp olduğu halde o eve girip bir çok defa telefon ettim. Ve birçok kimseler göre göre sana koştum. Ve üstelik gene görülüp herkese ilan olunduktan sonra seninle konuşmaktan gene vazgeçmedim. Bütün bunlara rağmen sen gene anlayışsız davranıyor ve beni suçlandırıyorsun. Sana gelmemin sebebini birçok defa izah ettim. Bildiğin halde nasıl öyle şeyler ..............yorsun.
Senin bu mektubu yazmandaki maksadın benimle bozuşmak için olabilir. Hiçbir zaman seninle konuşmak için sana yalvaracak değilim. Zaten bu acaip münasebetin bir son bulması lazımdı. Sana birçok defa ayrılmayı ben teklif ettiğim için kabul etmemiştin. Şimdi senin teklifini memnuniyetle kabul ediyorum. Artık senin bana yazdığın son hakaretlerden ve benim yazılarımdan sonra tekrar bir konuşma düşünülemez.
Gürol şunu iyi bilki seninle olan arkadaşlığımızdan, açık saçık hareketlerimden katiyen pişman değilim. Benim yalnız temiz bir sempati duyduğum içinde o hareketlerim. Tabii seninle bu hususta farklıydık.
Hiçbir zaman seninle arkadaşlığımızı derin derin düşünmedim. Gayet tabii sonu yoktu. Öyle olduğu halde sana büyük bir yakınlık duymuştum işte. Şimdi yalnız şunu düşünüyorum. Hiçbir zaman gece sokakta kalmayız, babamla, kardeşlerimle, anamın  açılmasına, en ehemmiyetsiz insanların bile diline düşmenin ne kadar saçma, akılsızca bir şey olduğunu, hele bunların senin için yazıldığını düşünüyorum. Deymiyeceğini düşünüyorum.
Gürol bundan sonra beni daima KÖTÜ bir insan olarak hatırlayabilirsin.


GÜLER